Yazılarımız

Savunma Tedarikçileri İçin AS9100 Neden Stratejiktir?

AS9100, savunma ve havacılık sektöründe yalnızca bir kalite belgesi değil; güvenilir tedarikçi olmayı, müşteri beklentilerine uyumu ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir yönetim sistemidir.

Emre Solmaz73 görüntüleme
Savunma Tedarikçileri İçin AS9100 Neden Stratejiktir?

AS9100 denildiğinde birçok firmanın aklına ilk olarak bir kalite yönetim sistemi belgesi geliyor. Oysa ben AS9100'ü hiçbir zaman sadece bir belgelendirme standardı olarak görmüyorum.

AS9100, savunma ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların güvenilir, sürdürülebilir ve tercih edilen bir tedarikçi olabilmeleri için oluşturulmuş uluslararası bir yönetim sistemidir.

Bu nedenle AS9100 sürecine "Belgeyi alalım, sonra müşteri ararız." anlayışıyla başlamak yerine, "Hangi müşterilere ulaşmak istiyoruz ve onların güvenini nasıl kazanacağız?" sorusuyla başlamak gerekir.

Strateji Belgelendirmeden Önce Başlar

AS9100 hazırlığında yapılan en büyük hatalardan biri, hedef müşteri belirlenmeden kalite yönetim sistemi kurulmaya başlanmasıdır.

Oysa her işletmenin önce şu sorulara cevap vermesi gerekir:

  • Hangi ana sanayi kuruluşlarının tedarikçisi olmayı hedefliyoruz?

  • Hangi ürün veya hizmet grubuyla bu firmalara değer sunacağız?

  • Bu kuruluşların kalite beklentilerini ve tedarikçi kriterlerini biliyor muyuz?

  • Bu firmalarla aday tedarikçi ilişkisini başlatmak için gerekli hazırlıkları yaptık mı?

Kalite yönetim sistemi, hedeflenen müşterilerin beklentilerini karşılayacak şekilde tasarlanmalıdır. Aksi hâlde kurulan sistem, standart maddelerini karşılayan ancak ticari hedeflere hizmet etmeyen bir yapıya dönüşebilir.

Savunma Sanayii Kümelenmelerinde Yer Almak Stratejik Bir Adımdır

Savunma sanayii yalnızca teknik yeterlilikle girilebilecek bir sektör değildir. Aynı zamanda güçlü bir iş ağına, doğru ilişkilere ve görünürlüğe ihtiyaç vardır.

Bu nedenle işletmelerin, faaliyet gösterdikleri bölgedeki veya ulusal ölçekteki savunma sanayii kümelenmelerine katılmaları önemli bir stratejik adımdır.

Örneğin SAHA İstanbul gibi kümelenmeler; ana sanayi firmalarıyla tanışma, sektör gelişmelerini takip etme, ortak projelerde yer alma ve tedarik zincirine dahil olma konusunda önemli fırsatlar sunmaktadır.

AS9100 belgesi tek başına kapıları açmaz. Ancak doğru sektör yapılanmaları içerisinde yer alan, kendini tanıtan ve güven veren işletmeler için önemli bir rekabet avantajı oluşturur.

AS9100 Bir Denetim Süreci Değil, Bir Gelişim Sürecidir

AS9100 belgelendirme sürecine başlayan birçok firma, ilk denetimde kusursuz olmayı hedefliyor.

Oysa AS9100 denetimleri iki aşamalı olarak gerçekleştirilir ve her iki aşamanın amacı birbirinden farklıdır.

Birinci aşama denetimi, kuruluşun standarda hazırlık seviyesinin değerlendirilmesi, dokümantasyonun gözden geçirilmesi ve ikinci aşamaya hazır olup olmadığının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilir.

İkinci aşama ise sistemin gerçekten uygulanıp uygulanmadığının, süreçlerin etkinliğinin ve yönetim sisteminin işlerliğinin değerlendirildiği esas belgelendirme denetimidir.

Bu ayrımı doğru anlamak, sürecin daha verimli yönetilmesini sağlar.

Birinci Aşamada Mükemmeli Değil, Doğru Yol Haritasını Hedefleyin

Danışmanlık süreçlerinde ekiplerin en fazla yorulduğu noktalardan biri, birinci aşama denetimine sanki nihai belgelendirme denetimiymiş gibi hazırlanılmasıdır.

Elbette hazırlıklı olmak önemlidir. Ancak henüz sistemin ilk kez bağımsız gözle değerlendirileceği bir aşamada, tüm eksiklikleri sıfırlamaya çalışmak hem ekip üzerinde gereksiz baskı oluşturur hem de zamanın verimsiz kullanılmasına neden olabilir.

Ben her zaman şu yaklaşımı öneriyorum:

Birinci aşama denetimini, sisteminizi deneyimli bir denetçinin gözünden değerlendirme fırsatı olarak görün.

Bu aşamada tespit edilen geliştirme alanlarını dikkatle analiz edin, gerekli iyileştirmeleri planlayın, süreçleri işletin ve ikinci aşama denetimine daha olgunlaşmış bir yönetim sistemiyle girin.

Bu yaklaşım hem ekip motivasyonunu korur hem de sistemin gerçekten yaşayarak gelişmesini sağlar.

AS9100'de Süreçlerin Yaşaması Esastır

AS9100 yalnızca prosedürlerin yazılmış olmasını istemez.

Süreçlerin ölçülmesini,

risklerin yönetilmesini,

tedarikçilerin izlenmesini,

ürün güvenliğinin sağlanmasını,

sahte ürün risklerinin yönetilmesini,

konfigürasyon yönetiminin uygulanmasını,

müşteri memnuniyetinin takip edilmesini ve

sürekli iyileştirmenin işletmenin doğal çalışma şekli hâline gelmesini bekler.

Bu nedenle belge almak için kurulan sistemler uzun ömürlü olmaz.

İş yapma kültürünün bir parçası hâline gelen sistemler ise işletmeye gerçek anlamda değer kazandırır.

 

Sonuç olarak;

AS9100, yalnızca bir kalite belgesi değildir. Bunu ekip ve üst yönetim iyi anlamalıdır.

Doğru planlandığında işletmenin kurumsallaşmasını güçlendiren, savunma ve havacılık sektörünün beklentilerine uyumunu artıran ve yeni iş fırsatlarının önünü açan stratejik bir yönetim aracıdır.

Ancak bu yolculuğun başarılı olabilmesi için önce hedef müşterilerin belirlenmesi, sektör ekosistemi içerisinde görünür olunması, doğru iş birliklerinin kurulması ve belgelendirme sürecinin gerçekçi hedeflerle yönetilmesi gerekir.

Benim danışmanlık anlayışımda AS9100'ün başarısı, sertifikanın duvara asıldığı gün değil; ana sanayi kuruluşlarının sizi güvenilir bir iş ortağı olarak tercih etmeye başladığı gün ölçülür.

Çünkü savunma sanayiinde sürdürülebilir başarı, belgelerle değil; güven, yetkinlik ve doğru stratejiyle inşa edilir.

Emre SOLMAZ

Türkiye Kalite Merkezi Kurucu Üyesi